10balikesir.com

YERLİ VE TEMİZ ENERJİYE ADIM ADIM

YERLİ VE TEMİZ ENERJİYE ADIM ADIM

CHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın, enerji alanında sürdürdüğü çalışmalarıyla tanınıyor. Enerji sektörü, enerjide dışa bağımlılık, Türkiye’nin potansiyeli, yenilenebilir enerji kaynakları gibi konular üzerine uzun süredir çalışmalar yürüten Ahmet Akın, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun da enerji konusunda başdanışmanlığı görevini yapıyor.

Akın bu anlamda CHP’nin enerji politikasını belirleyenlerin başında geliyor. AK Parti Hükümeti’nin enerji politikasını eleştirirken, yerli enerji kaynaklarının doğru kullanımına ilişkin raporları ve çalışmalarıyla Enerji Bakanlığı’na öneriler de sunuyor.

Ahmet Akın’ın bir süredir üzerinde çalıştığı bir konu ise Enerji Kooperatifçiliği. Enerji sektörünün özel sektör eliyle yönetildiğini, Türkiye’nin enerjide dışa bağımlı bir ülke konumundan kurtulması gerektiğini vurgulayan Ahmet Akın, kooperatif sistemiyle yapılacak enerji üretiminin Türkiye’yi dışa bağımlılıktan kurtacağına dikkat çekiyor.

 

DIŞA BAĞIMLILIKTAN KURTULMANIN YOLU

YERLİ VE YENİLENEBİLİR ENERJİ

KAYNAKLARINDAN GEÇİYOR

CHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın, Batı ülkelerinde yenilenebilir enerji kaynakları üzerinde ciddi çalışmalar yaptığını belirtirken, Türkiye’nin de dışa bağımlılığı azaltmak için yenilenebilir kaynakları değerlendirmesi gerektiğinin altını çiziyor. Ahmet Akın şunları söylüyor:

“Ülkemizi enerjide dışa bağımlılıktan kurtarmanın yolu, yerli ve yenilenebilir kaynaklarımızı hızla değerlendirmekten geçiyor. Bütün dünyada artık yenilenebilir enerji kavramı daha çok ön plana çıkıyor. Gerek ABD, gerek AB ülkeleri ve gerek uzak doğunun dev sanayi ülkeleri yenilenebilir enerji konusunda ciddi adımlar atıyor. CHP olarak enerji politikalarında devamlı çözüm önerilerimizi ortaya koyuyoruz. Dünyada çok sayıda örneklerini görebileceğimiz, dışa bağımlılığımızı azaltacak, temel ihtiyaç olan enerjide halkımızı yüksek fiyatlı rant sisteminin eline bırakmadan elektrik üretiminde söz sahibi yapabilmek için Enerji kooperatifleri kuruyoruz.”

 

 

CHP’Lİ BELEDİYELER ENERJİ

KOOPERATİFLERİ KURMAYA BAŞLADI

Akın, enerji kooperatifçiliğinin sektörde katılımcılığı arttıracağını ve demokratik bir yapının oluşumunu sağlayacağını da belirtiyor. CHP’li belediyelerin enerji kooperatifleri kurmaya başladığını, bu sayede ucuz ve yenilenebilir enerji üretiminin sağlanacağını hatırlatan Akın şu bilgileri veriyor:

“Enerji Kooperatifleriyle, enerji piyasası demokratikleşecek, halkın enerji konusunda söz sahibi olması sağlanacak, fiyatlar dengeli hale gelecek ve en önemlisi enerjide dışa bağımlılığımız düşecek. Tüketicilerin kendi elektrik ihtiyaçlarını karşılamak üzere üretim yapması, bu üretimi de ortak bir çatı altında gerçekleştirmesi sektörde katılımcılığı artırabilecek ve demokratik bir yapının oluşmasını sağlayacak.

Biz Cumhuriyet Halk Partili Belediyelerimizde Enerji kooperatiflerimizi kurmaya başladık, yakın zamanda halkımızla beraber halkın çıkarına temiz, ucuz yenilenebilir enerji kooperatiflerimizi hayata geçireceğiz. Türkiye’nin kooperatifçilik konusunda köklü bir geçmişi var.

Enerji kooperatifçiliğin altyapısı kimi eksikliklere rağmen yapılan mevzuat düzenlemeleri ile bir noktaya kadar getirildi. Bizler de bununla ilgili yasama çalışmalarını yapıyoruz. Enerji Kooperatiflerinin Kurumlar Vergisi muafiyetinden faydalanmaları için kanun teklifi hazırladık, iktidar da yandaşı değil halkı düşünürse destek olacaktır. “

 

ENERJİ SEKTÖRÜNDE KAMU PAYI

YÜZDE 20’LERE GERİLEDİ

 

CHP Milletvekili Ahmet Akın, yenilenebilir enerji ve enerji kooperatifçliğiyle ilgili çalışmalarını ve saptamalarını şöyle anlatıyor:

“Ülkemizde elektrik sektöründe katılımcılıktan söz etmek henüz mümkün değil. Elektrik sektörünün önemli bir bölümü özel sektör eliyle yönetiliyor. Doğası gereği kar odaklı bir yönetim anlayışı egemen.

Enerji sektörü büyük karların ve büyük rantların söz konusu olduğu bir sektör. Elektrik üretimi sektöründe yapılan özelleştirmelerle kamu payı düzenli bir şekilde azalmış ve 2015 yılında %21,3’e gerilemiştir. Bu oran önümüzdeki yıllarda yapılacak özelleştirmelerle daha da aşağılara düşecek.

Sermaye egemen bir yapıya sahip enerji piyasasının katılımcı bir yapıya kavuşması için başka bazı ülkelerde örnekleri görüldüğü gibi kooperatifçilik önemli bir araç olarak karşımıza çıkıyor. Tüketicilerin kendi elektrik ihtiyaçlarını üretmek üzere ortak bir çatı altında bir araya gelmeleri katılımcılığı artıracak.

 

TÜRKİYE’DE KÖKLÜ BİR

KOOPERATİFÇİLİK DENEYİMİ VAR

Büyük oranda fosil kaynak kullanan büyük kapasiteli elektrik santralleri çok fazla sermaye gerektiriyor. Bu yüzden sermaye sahipleri tarafından kurulabiliyor. Ancak yenilenebilir enerji üretim tesisleri daha küçük kapasitelerde ve tüketim noktalarına yakın yerlere kurulabildikleri için halk katılımına daha uygun. Rüzgar, hidroeleştrik, jeotermal ve güneş enerjisi gibi yenilenebilir kaynaklara

bağlı elektrik üretim tesislerinin kaynağında kurulması daha ekonomik. Ülkemizde enerji kooperatifçiliğin altyapısı kimi eksikliklere rağmen yapılan mevzuat düzenlemeleri ile bir noktaya kadar getirildi. Tüketicilerin kendi elektrik ihtiyaçlarını karşılamak üzere üretim yapması, bu üretimi de ortak bir çatı altında gerçekleştirmesi sektörde katılımcılığı artırabilecek ve demokratik bir yapının oluşmasını sağlayacak. Kooperatifler bugün için çok ciddi büyüklükteki işletmeleri bünyesinde barındıran ekonomik etkinliğe kavuştular.  2015 yılı için İstanbul Sanayi Odası tarafından açıklanan ilk 500 sanayi kuruluşu içerisinde Trakyabirlik 126, Marmarabirlik 382, Pankobirlik Konya Şeker 37,

Pankobirlik Kayseri Şeker 101. sırada yer alıyor. Bu anlamda Türkiye’de köklü bir kooperatifçilik birikimi ve deneyimi var.

 

BELEDİYELER ÖNCÜLÜK ETMELİ

 

1163 sayılı Kooperatifler kanununa göre en az 7 gerçek veya tüzel kişi tarafından ana sözleşmenin imzalanması ile enerji kooperatifi kurulabiliyor. Kuruluş işlemleri tamamlanan enerji kooperatifi Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimi Yönetmeliği ve ilgili tebliği çerçevesinde faaliyette bulunabilecek. Buna göre 100 ortaklı kooperatifler, kooperatif birlikleri ve kooperatif merkez birlikleri

1MW’a kadar, 100 ila 500 arasında ortağı olan kooperatifl er, kooperatif birlikleri ve kooperatif merkez birlikleri 2 MW’a kadar, 500 ila 1000 arasında ortağı ola kooperatifler, kooperatif birlikleri ve

kooperatif merkez birlikleri 3 MW’a kadar, 1000’den fazla ortaklı kooperatifler, kooperatif birlikleri ve kooperatif merkez birlikleri 5 MW’a kadar tahsis yapılabiliyor. Enerji kooperatifçiliğine Belediyelerin öncülük yapabileceğini düşünüyoruz. Belediyelerin öncülüğünde kurulabilecek kooperatifler

özellikle yenilenebilir enerji alanında yeni bir gelişme olarak önemli ilerlemeler sağlayabilir.

Kooperatiflere de şimdilik sadece lisanssız elektrik üretimi olanağı sağlandı.  Şirketlere verilmiş olan hakların kooperatiflere de sağlanması ve lisanslı olarak üretim yapabilmelerine de olanak tanınması

gerekiyor.

 

ALMANYA, DANİMARKA VE ABD

ENERJİ KOOPETARİFÇLİĞİNDE EN ÖNDE

Enerji kooperatifleri sorumlu oldukları ortaklarına ucuz, güvenli ve kar amacı gütmeyen bir elektrik hizmeti vermek amacıyla kurulmalı. Enerji üretimi çalışması yapan ve bu konuda teknik altyapısı ile birikimi olan belediyelerimizin enerji kooperatifçiliği konusuna öncülük yapması isabetli olur. Partimize mensup bazı belediyelerde enerji kooperatifçiliği ile ilgili çalışmalar yapılıyor.  Enerji kooperatifleri  üretimi, satışı, tüketimi veya enerji dağıtımını veya bu alanla ilgili diğer hizmetleri amaçlayan kooperatif yapılanması olarak tanımlanıyor. Günümüzde enerji kooperatifçiliği alanında en ileri gitmiş ülkeler Almanya, Danimarka ve ABD.  Almanya’da özellikle fotovoltaik, yerel ısınma ve rüzgar alanında enerji kooperatifi sayısı hızla artıyor. Almanya’da 1000 civarında enerji

Kooperatifi faaliyette. Sadece güneşte 180’den fazla enerji kooperatifi faaliyetini sürdürüyor.  Danimarka’da ülkenin rüzgar kapasitesinin %23’ü kooperatifl ere ait. Biyogaz üretiminin %80’ini üreten biyogaz tesisleri enerji kooperatiflerine ait. Danimarka’da 150 binden fazla aile rüzgar kooperatifl erinin ortağı. 2000’den fazla rüzgar kooperatifinin bulunduğu Danimarka’da enerji projelerinin en az %20’sinin yerel halka ait olması yasa ile şart koşulmuş. ABD’de nüfusun %12’sine enerji kooperatifleri hizmet veriyor.  Dağıtım ağının %40’ı kooperatifl ere ait. Yenilenebilir kaynakların %13’ü kooperatifl erin yönetiminde. Brezilya’da 3 milyonu aşan tüketiciye elektrik sağlayan ve 1 milyonu aşan ortağa sahip 126 adet kırsal elektrik kooperatifi var. Bu ülkelere ilave edebileceğimiz enerji kooperatifi uygulaması yapan pek çok farklı ülke bulunuyor.

 

KALİTELİ VE TEMİZ ENERJİNİN YOLU

ENERJİ KOOPETARİFÇİLİĞİNDEN GEÇİYOR

Türkiye’de enerji kooperatifçiliği henüz başlangıç düzeyinde bulunuyor. Önemli olarak kabul edebileceğimiz bir ilerleme yok. Mevzuat altyapısı kimi eksikliklere rağmen tamamlanmış olmasına rağmen şu ana kadar kurulan enerji kooperatifi sayısı sadece beş. CHP’li belediyelerimizin bu konuya öncülük yapması bu alanın gelişmesi için çok yerinde olacak. Halkımızın daha ucuz, kaliteli ve temiz enerji tüketebilmesinin yolu enerji kooperatifçiliğinden geçiyor. Pek çok ülkedeki örneğinde olduğu gibi yenilenebilir enerji alanında faaliyet gösterecek enerji kooperatiflerinin başarılı olacağı düşüncesindeyiz. Bugünkü fiyatlarla 1MW gücündeki bir güneş enerjisi santrali 1 milyon Avro’ya mal olmaktadır. Rüzgar enerjisi santrali maliyeti ise buna yakın bir rakamdır. 1 MW rüzgar enerjisi santrali 900 bin Avro’ya kurulabilmektedir. Fosil yakıta dayalı elektrik üretim tesisleri ise çok daha büyük kaynaklar gerektiriyor. Yenilenebilir enerji alanında yaşanan teknolojik gelişmelerle önümüzdeki

yıllarda maaliyetlerin daha da aşağılara düşmesi bekleniyor. Bu durum enerji kooperatifçiliğinin yaygınlaşmasını sağlayacak.”

 

ENERJİ KOOPERATİFLERİ

HANGİ AVANTAJLARI SAĞLIYOR?

Chp Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın, enerji koopiratiflerinin sağladığı avantajları da şöyle sıralıyor:

“Yerel kaynakların yerel halk tarafından kullanılarak enerjinin tüketileceği yerde üretilmesi sağlanacak. Yeni istihdam alanları oluşturulacak.  Halkın enerji konusunda söz sahibi olması sağlanacak. Enerji piyasasında sermaye egemen yapıya karşı bir alternatif ortaya çıkmış olacak.

Yerel kalkınmaya katkı söz konusu olacak. Çevrenin korunması sağlanacak. Enerjide dışa bağımlılığımız düşecek. Enerjide dönüşüme katkı sağlanacak. Enerji piyasası demokratikleşecek.”

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ