10balikesir.com

Türkiye Belediye Başkanlığı

Yonetici

Yonetici

 

NEREYE gitsek… Kiminle konuşsak… Nerede bir siyasi sohbet olsa, ilk soru: Erdoğan yeniden mi seçiliyor, bu bir yerel seçim değil mi?

Veya bu tabloya alışamamış vatandaşların ortak sorusu; tarafsız olması gereken bir Cumhurbaşkanı, yerel seçimlerde bu kadar gezer mi, her gün birkaç yerde konuşur mu?

Partili Cumhurbaşkanı modeli eskiden uygulanmış da olsa, gelinen noktada onun tarihte kaldığını, bugün için ‘tarafsızlık’ üzerine yemin etmiş bir cumhurbaşkanının diğer partilere açıktan karşı çıkması, saldırması, eleştirinin ötesine geçerek terörist algısı yaratması, hakaret etmesi, yok sayması, toplum tarafından anlaşılabilmiş değil…

O kadar çok soruyla karşılaşıyoruz ki…

Biri diyor ki; “Ben cumhurbaşkanına oy verdim ama bu seçimlerde cumhur ittifakına değil, millet ittifakına oy vereceğim. Gelişmelerden, yaşananlardan memnun değilim; bugüne kadar oy verdiğim Erdoğan’a ikaz-uyarı yapmak istiyorum şimdi, ben terörist miyim, ülkemin bekasını düşünmüyor muyum?

Bir diğeri: “Ben cumhurbaşkanına oy vermedim ama o benim de cumhurbaşkanım, ama cumhurbaşkanı beni kendi ittifakına oy vermeyeceğim için suçluyor. Ben bu suçlamaları hak etmiyorum. Bende ülkemi en az cumhurbaşkanı kadar seviyorum.”.

Kısacası partili cumhurbaşkanı uygulaması vatandaşın aklını karıştırmış!

İlk defa partili bir cumhurbaşkanının devletin tüm gücü, haşmeti, olanakları, neyi var neyi yoksa seferber ederek kendi belediye başkan adaylarının seçilmesi için meydan meydan dolaşması. Rakip adaylara hoyratça karşı tavır alması, suçlaması, ülkeyi yüzde elli elli bölmesi; herkesin kafasını karıştırıyor.

Herkes kafasında, cumhurbaşkanının istemediği hiç kimse seçilmeyecek mi? Seçilirse ne olacak? Devlet her şeyiyle partili cumhurbaşkanı tarafından kontrol altına alındığına göre. Erdoğan’ın seçilmesini istemediği adaylar seçildiğinde devlet o başkanı yok mu sayacak?

Akıl alır gibi değil…

Her gün, her yerde… Devlet gücü elinde. Muhalefetin söyledikleri bir kez dile getiriliyorsa Erdoğan’ın söyledikleri onlarca kez tekrar ediliyor. Erdoğan bizzat kendi ifadesi ile ‘TV’lere talimat’ verdiğini söylüyor. Yani bire yirmi-elli…

Bir diğer deyişle, partili cumhurbaşkanından sonra; Türkiye belediye başkanlığı!

Bakın bütün kentlerdeki adaylara kendi fotoğraflarından daha çok Erdoğan’ın fotoğrafı. Erdoğan onlar adına konuştuğu için onlar daha az konuşuyor.

TV’lerde bir belediye başkanı nasıl olmalı filminde başkanın özellikleri görüntülü olarak sayılıyor en son o kentin adayının çıkması beklenirken bir anda Erdoğan çıkıyor.

Vatandaş doğal olarak soruyor şimdi, Erdoğan yeniden mi seçilecek? Erdoğan belediye başkanı mı olacak?

Çok haklı bir soru…

Gün oluyor İstanbul Büyükşehir adayı Ekrem İmamoğlu’na ‘sen kimin malını kime veriyorsun, sen kim oluyorsun…’ çıkışları, sanki; kendisi meydanlarda milletin üzerine sadaka gibi attığı çayları, devletin sosyal yardımlarını cebinden veriyormuş gibi…

Yetmiyor, Ankara’da her ne kadar güvenmiyorum dese de, anket sonuçları Ankara’yı kaybettiğini gösterince bugüne kadar akla gelmeyen 2009, 2014 adaylıklarında dile getirmediği kişiler arası ‘özel’ bir davayı diline dolayarak tehdide varan ‘bakalım daha neler olacak, seçilse bile bedelini Ankaralı ödeyecek’ açıklamalarıyla ‘seçilsen bile sana görev yaptırmayız’a kadar götürdü.

Vatandaşta diyor ki, e o zaman seçime ne gerek var, seçim yapılmasın! Nasıl ki, sen bütün yetkilerle her şeye sahipsin, oldu olacak; Türkiye belediye başkanı olarak, bütün belediyelerin başkanı da sen ol!

Seçim sonuçları ne olursa olsun, Türkiye bu yükü kaldıramaz, bu sistem sürdürülebilir bir sistem değildir.

 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ