10balikesir.com

MİLLET İTTİFAKINA İTİRAZINIZ VAR MI?

MİLLET İTTİFAKINA İTİRAZINIZ VAR MI?

ERGÜN AYDOĞAN

YENİ sistemde yüzde elli artı bire ihtiyaç var. 16 yıllık kudretli, muktedir AKP tek başına bu orana ulaşmanın imkansız olduğunu anladı; bugüne kadar kendisine tarihin, en ağır hakaretlerini yapan MHP’yi yanına aldı. Baktı ki MHP yetmiyor, yüzde birlerin altındaki BBP’yi de yanına alarak, adına da Cumhur ittifakı dedi.

Döndü muhalefete:  “İttifak yasasını çıkardık, ittifakımızı da kurduk, hadi sizde bir araya gelin ittifakınızı kurabilirseniz kurun.” Sanki kendileri tüm temasların detaylarını kamuoyuna açıklamış gibi öyle kapalı kapılar arkasında görüşmeyin…

Dört muhalefet partisi; CHP, İP, SP ve DP kendilerinden beklenmeyen, birilerinin tahmin etmediği birlikteliği sağladı, ittifakı oluşturdu, adına da Millet ittifakı dedi.

Vay sen misin ittifak kuran. Hakaretlerin bini bir para! Saldırıların önü arkası kesilmiyor!

Şer ittifakı diyen… Dört benzemez diyen… FETÖ birlikteliği diyen… Ülkeyi yönetme iddianız yok diyen… Çıkar ittifakı diyen…

Aman Allahım yok böyle bir saldırı. Nerdeyse; “biz ittifak yasasını çıkardık ama sadece kendimiz için çıkarmıştık, bizim dışımızda kimse ittifak kuramaz” diyecekler. Diyecekler demesine de ayıp olacak! Ama anlaşılan o ki, çıkardıkları ittifak yasasına bir madde ekleyerek, “bizden başka partilerin ittifak kurması yasaktır” maddesini koymadıklarına pişmanlar! Çoğunluğu elde ederlerse yeni dönemde yaparlar!

Parti yetkilileri böyle de, yazılı ve görsel medyadaki goygoycuları farklı mı? Onlar da sahibinin sesi! Neymiş dörtlü ittifak, ittifak metnini YSK’ya vermiş ama içeriği boşmuş. Gelecek vaat etmiyor, parlamenter sisteme dönüş vurgusu yokmuş.

Peki savundukları, cumhur ittifakı metninde ne var? Onlara göre onun adı yetiyor!

Dört partinin bir araya gelerek oluşturdukları; PARTİLER ARASI İŞBİRLİĞİ BİLDİRİSİ başlığı altında YSK’ya verilen seçim bildirgesinde, farklı yaşam tarzları ve farklı siyasi görüşe sahip olan toplum kesimlerinin demokratik ilkeler etrafında uzlaşma hedefi… Milletin ihtiyacı olan barış, huzur, istikrar… Hukukun üstünlüğü… Demokrasi hedefi var.

Ülke meselelerine farklı bakan, farklı çözüm önerileri olan siyasi partilerin ‘seçim işbirliği’ yapması, temsilde adaletin sağlanması, her görüşün yüce mecliste temsil edilme hedefi var.

1-Toplumsal ayrışma ve kutuplaşmaya son verme, huzur, kardeşlik güven ortamı içinde adil ve güvenli seçim yapılmasına katkı.

2-Ülkenin siyasi sistemini biran önce normalleştirmek, çoğulcu (çoğunlukçu değil) demokrasi esaslarına göre rekabetçi demokratik siyasal sistem hedefi

3-Kuvvetler ayrılığı (kuvvetler birliği değil) ilkesine göre hukukun üstünlüğünü, yargı bağımsızlığını ve tarafsızlığını sağlama hedefi.

4-İfade ve basın özgürlüğü başta olmak üzere tüm hak ve özgürlüklerin vatandaşlar ve kurumlar tarafından kullanılmasını sağlamak için bir araya geldik diyorlar.

Bu ittifaktan rahatsız olan sizler ne diyorsunuz?

Üstünlerin hukuku, kuvvetler birliği, çoğunlukçu anlayış; bizim çoğunluğumuz var, istediğimiz kararları alabiliyoruz o halde biz ne dersek o olur! Basının tek elde toplandığı, basın özgürlüğünün olmadığı, iktidarı eleştirmenin suç sayıldığı, eleştirenin işine son verildiği bir basın düzeni. OHAL’in devam ettiği, olağan üstü halin olağan hale geldiği bir ülke… vaat ediyorsunuz.

Yüzde birin altında partileri, kendi listelerinden meclise taşıyanlar; sıfır baraj ittifak mı olur, meclisi bir sürü partiyle dolduracaklar paniğini yaşıyor. Siz taşıyabilirsiniz öyle mi?

Farklılıkların bir aradalığına itirazınız var öyle mi?

 

***

 

16 yıldır yapamadık.. Ahdim olsun ki bundan sonra…

 

ERDOĞAN AKP’nin seçim manifestosunu İstanbul 6. Olağan İl Kongresinde açıkladı;

Türkiye muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkacak; 16 yılda nereye çıktı!

Türkiye küresel bir güç olarak dünya sahnesindeki yerini alacak; 16 yıl sonra nerdeyiz!

İhracattaki yükselişimiz sürecek; ihracatın içindeki ithalat oranı kaç!

Enerjide dışa bağımlılık azalacak; 25 Haziran’dan sonra Petrol, doğalgaz mı fışkıracak!

Şehirlerimiz, kültür sanat üreten kimlikli şehirler haline gelecek; yerel seçimlerde söz verilen marka şehirler ne oldu? Sanatın içine tükürerek, beğenmediğiniz eserlere ucube diyerek mi kültür sanat üreten şehir haline gelecek!

İstihdam artışı sağlanacak, yeni fabrikaların önü açılacak; her işveren iki işçi çalıştırarak mı istihdam artışı sağlanacak, bugüne kadar olmayan fabrika 25 Hazirandan sonra mı olacak!

Faizler, enflasyon ve cari açık düşecek; bugüne kadar sözünüzü dinlemeyen faiz, enflasyon ve cari açık nasıl sözünüzü dinler hale gelecek!

Türk ekonomisi finansal saldırılara daha dirençli hale gelecek; ne yani saldırıların önüne duvar mı öreceksiniz!

Türkiye’nin yatırım cazibesi daha da yükselecek; Olağan üstü hali sonsuz mu kılacaksınız!

Dar gelirli vatandaşlarımızın hayat standardı artacak; dar gelirli vatandaşın harcama kalemlerindeki dolaylı vergiyi mi kaldıracaksınız!

Vergi sistemi daha adil hale gelecek; çok kazanandan çok vergi mi alacaksınız!

Devlet kurumları arasındaki koordinasyon artacak, karar alma süreçleri hızlanacak; bütün kararları saraydan mı alacaksınız!

Dış politikamızın temel ilkeleri, bağımsızlık, milli çıkar, milli güvenlik ve vicdani duruş olmaya devam edecek; değerli yalnızlık gibi mi?

Kimsenin efendiliğini kabul etmediğimiz gibi kimseye de efendilik taslamayacağız,

AK Parti özgürlükler partisidir, öyle olmaya devam edecek; Wikipedia nın kapatıldığı, sosyal medyanın kısıtlandığı, herkesin gözetlendiği, medyanın kontrol altına alındığı gibi mi?

Refahı sağlamak ne kadar önemliyse, din ve vicdan hürriyetinin önündeki engelleri kaldırmak da bireysel özgürlükleri güvence altına almak da o kadar önemli; refah sağlandı, bütün inançların önündeki engeller kaldırıldı, özgürlükler güvencede mi?

Oylarınızı, milli iradenizi, siyasi kararlarınızı nasıl emanet bildiysek, bireysel özgürlükleriniz de emanetimizdir; yasaya rağmen mühürsüz oyların geçerli sayılması, farklı görüştekileri yok saymak? Atı alanın Üsküdar’ı geçtiği gibi mi?

AK Parti’nin kuruluşunda 3-Y olarak ifade ettiğimiz yolsuzlukla, yoksullukla, yasaklarla mücadele etmek en önemli hedeflerimiz arasında olacak; 16 yıl önce mücadele edeceğiz dediğiniz 3-Y ile mücadele etmediniz mi? Ettiniz de 3-Y’yi bitiremediniz mi? 3-Y ile mücadele hedefiniz ise; yolsuzluk, yoksulluk, yasaklar devam mı ediyor!

24 Haziran’dan sonra da adaletin her alanda tesisi önceliğimiz olacak; yargıyı siyasallaştırarak, kuvvetler birliğini sağlayarak mı?

Kadına karşı şiddet, istismar, taciz insanlığa karşı işlenmiş büyük suçlardır; son 16 yıldır bu suçların artış sebebi nedir?

Cahiliye adetini ayaklarımızın altına aldık ve alacağız; cahiliye dönemi kapanalı çok olmadı mı? cahiliye adeti kaldı mı ki!

Sevgili gençler, size emretmeyeceğiz, dikte etmeyeceğiz, sizi kalıplara sokmak için çalışmayacağız; dindar ve kindar gençlik yetiştirme projesi sona erdi mi?

Erdoğan 2018 manifestosunu açıkladı. Bunu yabancı biri dinlese, manifestoyu açıklayan partiyi muhalefet partisi zanneder! Bu manifestoya bakan 16 yıldır bu ülkeyi kim yönetti, 16 yıldır ülkeyi yönetenler hiçbir şey yapmadı mı ki; ülkenin bu kadar çok ihtiyacı var…  peki 16 yıldır iktidarsınız, bunları yapamadınız, bundan sonra nasıl yapacaksınız? 16 yıl yetmedi 36 yılda mı yapacaksınız, denilmez mi?

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ