10balikesir.com

DEMOKRAT PARTİ KAZANMIŞ OLSA DA AYVALIK CHP’NİN KALESİ

DEMOKRAT PARTİ KAZANMIŞ OLSA DA AYVALIK CHP’NİN KALESİ

Balıkesir CHP’nin Gençlik Kolları’nda yetişen, şu anda İl Yönetim Kurulu Üyesi olarak partide görevine devam eden Muhammet Ali Yün’le CHP’deki son durumu konuştuk. Daha önce merkezde yaşamını sürdürürken ailesiyle birlikte Ayvalık’ta yaşamaya başlayan CHP’nin genç İl Yönetim Kurulu Üyesi Muhammet Ali Yün’e öncelikle Ayvalık’ı sorduk.

 

İl merkezinde yaşamına devam ederken, birden bire Ayvalık’a yerleştin. Aynı zamanda İl Yöneticisi olarak  göreve devam ediyorsun. Merkezde eğitimini sürdürüyordun, yine merkezde siyasi faaliyetlerine devam ediyordun, Ayvalık’a yerleşmek nereden çıktı?

 

Balıkesir merkezde, CHP İl Yönetimi içinde siyaset yaptığım için Balıkesir’in bütün ilçeleri ile bir bağım var zaten aslında. Ayvalık’ı da 2012’den bu yana hem şehirsel hem de siyasi anlamda takip ediyordum ve sürekli bilgi alıyordum kentle ilgili. Öğretmen olan annemin Ayvalık’a tayini çıkması sebebi ile ailem 2015’de Ayvalık’a yerleşince benim de 2017’de yerleşmem daha kolay oldu, açıkçası kafamda olan bir şeyi gerçekleştirdiğim için mutluyum. En azından insanların bir sefer de olsa gelip görmesi gereken her şeyden önce doğal anlamda, mimari ve kültür anlamında bir açık hava müzesi Ayvalık, herkese tavsiye ederim. Üstelik Ayvalık cumhuriyetten, eşitlikten yana özgürlükçü bir kent. Bu arada ben hem Anadolu Üniversitesi Sosyoloji ve sonunu yani mezuniyeti ısrarla getirmediğim bir Tarih öğrencisiyim Balıkesir Üniversitesi’nde. Ayvalık benim için çok katmanlı, çok renkli yapısı ile içinde bulunmaktan çok mutlu olduğum bir kent.

 

 

Peki hem CHP İl Yönetim Kurulu Üyesi olup hem de son yerel seçim sürecini Ayvalık’ta geçirmiş olmanın getirdiği gözlemlerin çerçevesinde CHP’nin 31 Mart’ta Ayvalık’ta seçim kaybetmesi sence beklenen bir sonuç muydu? Bu konu hakkında CHP Balıkesir İl Başkan Yardımcısı olarak düşüncelerin neler?

 

AYVALIK’TAKİ SEÇİM SONUCUCHP’NİN ÜZERİNDE ÇOK DÜŞÜNMESİGEREKEN BİR SONUÇ

 

2009’dan günümüze kadar ki Balıkesir’de olan yerel, genel ve referandum seçimlerinin hepsinde aktif şekilde hem sahada oldum hem de her seçimi ayrı ayrı gözlemledim. Bu durum bana da tabi belli bir birikim ve tecrübe kazandırdı. Ayvalık’taki seçim sürecine gelirsek; elbette bire bir içinde bulundum ve bütün adayların çalışmalarını yakından takip ederek hem Rahmi Gencer’in hem Mesut Ergin’in hem de Nazmi Başaran’ın  mitinglerini, mahalle çalışmalarını yapmış oldukları siyasi çalışmalarını yerinde, sahada gözlemledim. Ayrıca siyasi kimliğimi saklayarak sade vatandaşın da yerel seçime yönelik düşünceleri hakkında belli bir bilgi edindim. Bu bilgileri de zaten İl Başkanımız Serkan Sarı’ya  hem yeri geldiğinde aciliyeti varsa telefonla hem de toplantı zamanlarında raporlayarak ilettim. Bütün bu bilgiler ışığında Ayvalık’taki seçimin Rahmi Bey’le Mesut Bey arasında geçeceği belli idi. Aslında görünen köy kılavuz istemiyordu. Benim için beklenen sonuç Ayvalık’taki seçimin kafa kafaya olacağı yönünde idi ve öyle de oldu aslında. Fakat kazanma noktasına gelince, aradaki fark uçurum olmamakla beraber DP Adayı Mesut Ergin’in lehine oldu. Elbette somut sonuç; Hasan Bülent Türközen ile 2004 yılında Ayvalık’ta iktidara gelen ve kesintisiz CHP’nin Ayvalık’ta üç dönem devam eden Belediye Başkanlığı gücünü ilk kez son yerel seçimde kaybetmesi, üzerine çok düşünülmesi gereken siyasi bir kayıp.

 

BELEDİYE BAŞKANI SEÇİLEN MESUT ERGİNÇOĞUNLUKLA CHP SEÇMENİNDEN OY ALDI

 

Ancak unutmayalım ki mevcut Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, bir dönem Küçükköy CHP Belde Belediye Başkanlığı yapmış ve son dönem dahil olmak üzere iki kez yine CHP Ayvalık Belediye Başkan Aday Adayı olmuş siyasi bir kimliktir ve bizim tespitlerimize göre; seçimi kazandıran 17.657 oyun asgari düzeyde 10 binini CHP seçmeninden almıştır. Seçmen gözünde Ayvalık’ta seçimi CHP’nin kaybettiğini düşünmüyorum ancak yönetimsel bakışla bana Ayvalık’ta geçirdiğim yerel seçim öncesi ve sonrası tüm gözlemler ve sosyolojik/matematiksel veriler, eğilimler, seçmen beklentisi açısından; Ayvalık CHP yönetimi ve örgüt çatısında ciddi bir uzlaşma ve ahde vefa, kapıları daha geniş çerçeveye açma ihtiyacı olduğunu söylüyor. Nitekim son Ayvalık Belediye Meclisi’nde CHP’nin daha önde olması, seçmenin CHP adayından çok CHP meclisine oy vermesi ve iktidar Demokrat Parti 8 belediye meclis üyesi çıkarırken, Cumhuriyet Halk Parti’sinin 13 meclis üyesi çıkarması da bu görüşümü destekliyor kanaatindeyim.

 

 

AYVALIK YAŞAM TARZI VE SİYASİBEKLENTİLER ANLAMINDACHP’NİN KALESİDİR

 

CHP Ayvalık seçmeni bizlere bu seçimde çok şey söyledi, şimdi bunu hep birlikte, özgürce tartışsak dahi ayrışmadan doğru okumaya bakmalıyız. Ben Ayvalık’ta bu bağdaşma, uzlaşma ve birleşme için elimden geldiğince çaba sarfediyorum ve bu dönemin tarihi bir dönem olduğunu düşünüyorum siyaseten… Bana göre ve bence açıkça seçmene göre de Ayvalık hala felsefe, yaşam tarzı ve siyasi beklentiler anlamında “CHP’nin Kalesi”dir ve bu kale sosyopolitik olarak, bizlerin de çabasıyla, hatalarımızı yok saymayarak ancak uzlaşarak ve örgütlenmeye katkılarımızla her geçen gün daha da güçlenecektir.

 

Parti olarak Ayvalık’ta ki son yerel seçimin kaybedilmesi sürecine ilişkin parti yönetimi olarak özleştiri de bulundunuz mu veya seçimin CHP tarafından kaybedilme gerekçelerini ortaya koydunuz mu?

 

CHP seçim öncesi ve sonrası kendi üye ve yönetimleri ile değerlendirme toplantıları yapar. Bu toplantılar seçim öncesi hazırlık seçim sonrası özeleştiri ve değerlendirme toplantısı olarak yapılır. CHP de Balıkesir’de hem ilçelerinde hem de il bazında bu değerlendirme toplantılarını yaparak süreci tamamlamıştır.

 

CHP SİYASETİ KİNDARLIĞI DEĞİLUZLAŞMAYI VE BARIŞI GEREKTİRİR

 

Eski CHP Ayvalık Belediye Başkanı Rahmi Gençer ile seçim sonrası aranızda bir tartışma olduğunu duyduk. Bu konu hakkında ne söylemek istersin?

 

Her seçim öncesi ve sonrası özellikle adaylar açısından çok streslidir. Hele ki bir seçim kaybedildiyse bir süre ilgili aday siyasilerin ve onların yakın çevrelerinin bir takım tepkilerini hoş görmek gerekir. Ben bu konunun aile içinde yaşanan geçici bir tartışma benzeri olduğunu düşünüyorum. Kindar biri değilim ve bana göre özgürlükçü sol siyaset, CHP siyaseti;  kindarlığı değil barışı, uzlaşmayı ve ortak ideallerimize ulaşma yolunda ilerlerken -kişisel çatışmaları ilkesel çatışmalara ve değer yargısı farkı çatışmalarına dönüştürmediğimiz sürece- her zaman oturup çay içebilecek ve sohbet edebilecek noktalarda tutmayı gerektirir.

 

HASAN BÜLENT TÜRKÖZEN AYVALIK’TAGÜÇLÜ BİR SİYASİ AKTÖRDÜR

 

Son zamanlarda, yerel seçim süreci sonrası, önceki CHP Ayvalık Belediye Başkanı Hasan Bülent Türközen ile ciddi bir yakınlaşma içinde olduğun, hatta O’nu 2014 yılında istifa ettiği CHP çatısına yeniden dahil etmeye çalıştığın görülüyor. Sosyal medyada bunu açıkça ortaya koyuyorsunuz. Nedir Ayvalık CHP yerel siyasetine dair Hasan Başkanı da dahil etme çabanın esası? Ayvalık’ta veya bölgede, parti içinde yeni bir cephe yaratmak mı?

 

Asla yeni ve bölen, beklentisi koltuk olan bir cephe yaratmak değil buradaki amaç tam tersine oluşturmaya çalıştığımız uzlaşma cephesine Hasan Başkanı da dahil etmek isterim. Bu konuda yerel, genel ve örgütsel sol bir bakış açısı ile yaklaşmak gerektiğine inanıyorum. Ben Cumhuriyet Halk Partisi’ne en ufak faydası dahi olabilecek bir insanın eğer ki biraz da siyasete de ilgisi varsa CHP çatısı altında sorumluluk alması gerektiğinden yanayım. CHP örgütünün gücüne güç katacak her hamle her adım nereden ve ne şekilde olursa olsun önemsenmesi gereken bir konudur. Cumhuriyet Halk Partisi’nin yetiştirmiş olduğu ve öncelikle kişisel çıkardan çok örgüt çıkarını düşünen her bir partinin evladının cephe olarak algıladığı olgu budur. Hasan Başkan Ayvalık’ta güçlü bir siyasi aktördür bütün belediye başkanlarımız gibi sevabıyla günahıyla CHP’ye ve Ayvalık’a katkıları tartışmasız anlamda olmuştur.

 

CHP’NİN BÜTÜNLEŞTİRİCİ TAVRINIAYVALIK’TA HİSSETTİRMEMİZ GEREKİYOR

 

CHP’yi Ayvalık’ta 500’lü oylardan aldığı destek ve elbette örgütün, seçmenin gücüyle  2004 seçimlerinde iktidara taşıyan, 1973’den beri partimizin üyesi olan bir abimizdir, büyüğümüzdür. Aklı, duygusu, eylemi soldan yanadır. Bu nedenle tekrar CHP üyesi olarak aramızda görmekten onu ikna etmekten elbette ki memnuniyet duyarız. Muhakkak ki bahsetmiş olduğum cepheye tecrübesi ile katkısının büyük olacağını düşünüyorum. Baktığınız zaman Ayvalık’ta kendini kenara çekmiş birçok üyemiz ilçe başkanlığı yapmış, meclis üyeliği yapmış, belediye başkanlığı yapmış emek veren partisi için mücadele etmiş kendisini ortaya koymuş bir çok insan var, onların da bir şekilde CHP çatısı altında tekrar katkı vermek istediklerini biliyorum ve önemsiyorum. CHP’nin son yerel seçimde genel anlamda ortaya koyduğu uzlaşmacı bütünleştirici tavrını Ayvalık’a da hissettirmemiz gerekiyor. CHP topyekün, uyumlu ve ideolojik yaklaşımlar ile örgütlerin içindeki her türlü problemi aşabilecek aynı zamanda halka doğru mesajlar verebilecek düzeyde bireylerden oluşuyor. İşte önemli olan bu ve bizim parti olarak farkımız bu… Bireyleri bir arada, renklerimizi koruyarak ortak değerlerde buluşturabilmek de meziyet.

 

 

TÜRKÖZEN’İN KOLTUK BEKLENTİSİ YOK

Ben sadece kişisel hedefleri için partili olan, eskimiş, bugün kendi geleceği dışında hiç kimseyi düşünmeyenlerden yana değilim. Parti içinde kalıp, başka partilerin adaylarını destekleyenlerle dahi olabildiğince güven ilişkisi kuruluyorsa, geçmişte CHP ile kamplaşmanın diğer tarafları ile dahi, ötekileştirmeyen bir çizgide birlikte memleket için, parlamenter sistemi yeniden daha güçlü var etmek için ortak noktalar arayabiliyorsak, 1973 yılından beri partimizin her kademesine emek vermiş Hasan Başkan’ın da yanımızda olması gerektiğine özellikle Ayvalık özelinde elzem olduğunu düşünüyorum. Elbette siyaset bu… Kendisi hiç bir koltuk beklentisi olmadığını yani ne ilçe başkanlığı ne belediye başkanlığı ne de başka bir koltuk beklemediğini, istemediğini bana defalarca ifade etti. Gençleri, soldan yana olanları desteklemek, ayrımcılığa, adaletsizliğe, tek adamcılığa karşı durmak adına; ona göre Canan Kaftancıoğlu ve İstanbul seçimi ile başlayan süreci CHP üzerinden tekrar güvenle okumak mümkün görünüyor ama son kararını kendisi verecek elbette.

 

CHP’NİN HERKESE İHTİYACI VAR

Ben gerek Türkiye genelindeki seçimleri, gerek Ayvalık’taki son yerel seçimi baz alarak sola emek veren, partiye emek veren herkesin dışarda değil partimizde, örgütümüzde yer alması gerektiğine inanıyorum. Parti yönetimleri de hata yapar, diğer siyasiler de… Ancak tüm taraflar açısından hatalar konusunda ısrar etmek, tekerrür etmek çok anlamsız, çok kan kaybettirici… Dilerim Hasan Başkan da, bir şekilde vazgeçmiş diğer partililerimiz de aramıza geri döner… Onların bizlere, bizlerin onlara çok ihtiyacı var… Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun da Belediye Başkanlarımız ile yapmış olduğu son toplantıda “herkese ihtiyacımız var” mesajının bu konuda belirtmiş olduğum düşüncelerim ile örtüştüğünü görüyorum. Evet tüm Türkiye’de, Balıkesir’de ve Ayvalık’ta CHP için, tüm sol örgütlenmeler için; taşlar yerine oturmalı…Önce bizler birbirimizi sarıp sarmalayalım istiyorum.

 

 

PARTİNİN MUTFAĞINDAN GELEN HERKESBİR YERLERDE OLMAK İSTER

Ayvalık’ın yerel seçim sürecinin sanırım neredeyse tüm Türkiye için süpriz olan sonucuna gazetemiz aracılığı ile Balıkesir CHP İl Başkan Yardımcısı, genç bir partili ve artık bir Ayvalıklı olarak oldukça güncel açıklamalar getirdin. Son olarak senin, genç bir siyasetçi kimliğin ile hedeflerin neler?

 

Partinin içinden gelen, bu örgütün mutfağından çıkmış herkes Cumhuriyet Halk Partisi çıkarları doğrultusunda partinin verdiği her görevi layıkı ile yerine getirerek katkı sağlamayı büyük bir heyecanla amaçlar. CHP’de siyasete sonradan giren her birey kendine tek odak noktası seçer ya milletvekilliği olur ya belediye başkanlığı veya belediye meclis üyeliği, partinin mutfağından gelmiş parti için emek vermiş ve tozunu yutmuş kişiler ise Cumhuriyet Halk Partisi’nin içinde örgütlenmenin içinde kendi yeterlilikleri doğrultusunda, kendi hakimiyet yarattığı bölgede en faydalı olabileceği yerde olmak ister. Bu durum örgütün içinden yetişmiş her gencin de idealidir. Ben Ayvalık’tan, Balıkesir’e ve daha sonraki hedeflerimde de partimizin Genel Merkezi’nde yer almak adına liyakat çerçevesinde sırayla ve haddimi bilerek, zorlayarak değil, mücadele içinde hep birlikte saf tutarak, örgütçü genç kimliğimle her noktada sol için, adalet için, yerel kalkınma için, eşitlik, laik, demokratik, özgürlükçü ve parlamenter Cumhuriyet için ve en önemlisi barış ve uzlaşma için örgütlenme adına severek faydalı olmak isterim.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ